Farkındalık Öyküleriniz

Siz de hayatınızın belli bir döneminde bir takım problemler yaşamış, bu sorunları çeşitli yollarla aşmış ve geride bırakmış olabilirsiniz. Ancak yaşadıklarınızla ilgli deneyimlerinizi, sizde yarattığı etkileri, en önemlisi yakaladığınız farkındalığı, başkalarıyla paylaşıp içinizden gelenleri kaleme alabilirsiniz, gönlünüzden geçen bir rumuz belirleyip yazdıklarınızı sayfamızda paylaşabilirsiniz. Belki sizde yazdıklarınızla bir başkasının hayatına dokunarak onun farkındalığını tetikleyebilirisiniz...


Hayat G. tarafından gönderildi.

Topacın Farkettirdikleri

"Uzun süreli bir ilişkim yeni bitmişti. Erkek arkadaşım hiçbir açıklama yapmaksızın beni terk etmişti. Telefonlarıma çıkmıyor, mesajlarıma dönmüyor, maillerime cevap vermiyordu. Kendimi çok üzgün, mutsuz ve değersiz hissediyordum. İlişkimizi düşünüyor ve nerede hata yaptığımı bulmaya çalışıyordum. Onu seviyordum, o da beni seviyordu, birçok anımız vardı, sık tartışan bir çift değildik, hatta yakın çevremiz bize kesin evleneceğiz gözüyle bakıyordu. Ama ansızın, bir telefon mesajıyla herşey bitmişti. Erkek arkadaşım bu ilişkiden artık sıkıldığını, benim iyi birisi olduğumu ama artık beni sevmediğini, daha iyilerine layık olduğumu yazmıştı. Onca yıl, onca anı, onca sevgi sözcüğü bir an da yalan olmuştu. Kendimi gerçekten çok değersiz hissediyordum. Sürekli ağlıyordum ve gelecekten hiçbir beklentim yoktu. Erkeklere karşı hiçbir güvenim kalmamıştı. Beni en çok üzen şeyin ise yok sayılmak, önemsizleştirilmek olduğunu, erkek arkadaşım üzerinde hiçbir iz bırakmadan hayatından çıkarılabilecek kadar değersiz bir varlık olduğumu düşünmek olduğunu fark ettim. Telefonlarına çıkılmayacak, mesajlarına dönülmeyecek kadar değersizdim işte. Hiç hatır edilmeyecek kadar önemsizdim... Çok acı çekiyordum, hem de çok....

Bu düşünceler içerisinde olduğum bir gün komşumun o zamanlar 7 yaşında olan ve beni çok seven oğlu bize geldi. Onunla hep oyun oynardık, o yüzden beni çok seviyordu, ben de onu. Benden yine oyun oynamamızı istedi. Ama o kadar mutsuzdum ki, oyun oynayacak ne enerjim ne de isteğim vardı. Ancak onu yine de kıramadım. Kırılmanın ne olduğunu çok iyi anlatmıştı bana erkek arkadaşım çünkü. Oynamak istediği oyun şöyle birşeydi: İki tane küçük topacın birisini o, birisini ben alacaktık ve bir tepsi içinde hızla döndürecektik. Önce kiminki durursa o yenilmiş olacaktı. Oyun oynama konusunda isteksiz olsam da kabul ettim. Aynı an da topaçları hızlıca döndürdük ve önce kiminkisi duracak diye izlemeye başladık. Ve işte o an da, tam da o an da, hızla dönmekte ve birbirlerine çarparak biri o yana biri bu yana uzaklaşan topaçları izlediğim an da adeta bir aydınlanma yaşadım. Topaçlar, birbirlerinden bağımsız iki nesneyken aynı tepsi içinde hızla döndürüldüklerinde ve birbirlerine çarptıklarında istemeseler de bir etkileşim içine giriyorlardı. Yani çarpışmalarının etkisiyle biri bir yana diğeri tam tersi yana savruluyorlardı. Bu benim için şu anlama geliyordu. Erkek arkadaşım uzun yıllar süren ilişkimizi bir telefon mesajı ile bitirmiş ve bundan hiç de etkilenmiş gibi gözükmese de aslında bu mümkün değildi. Tepsi içindeki o topaçların birbirlerine çarparak birbirlerinden uzaklaşmaları gibi, bir ilişki yaşamıştık ve sonucunda ise ayrılmış olsak bile ilişki içindeyken birbirimizden etkilenmiş ve birbirimizi etkilemiştik. Artık farklı yönlere savrulmamızın veya önce hangimizin ayrılık acısını atlattığının yani topaçlardan önce hangisinin durduğunun aslında hiçbir önemi yoktu! Sonuçta birbirleriyle bir şekilde ilişki içine girmiş her iki kişide diğerinden etkileniyor ve diğerini etkiliyordu! Bu aydınlanma sayesinde erkek arkadaşımın ilişkimizi bitirmesinin de telefonlarıma çıkmaması ve mesajlarıma dönmemesinin de önemini bir an da yitirdiğini görmek bana çok iyi geldi. Çünkü ben değersiz değildim! Ve şundan artık emindim ki ilişkimiz devam ederken de ilişkimiz bittiğinde de o istese de istemese de ondan etkilenmiş ve onu da etkilemiştim. Bu farkındalık acıma en iyi ilaçtı ve sonrasında zaten hızlıca iyi hissetmeye başladığımı fark ettim. Yaşadığım olay değişmese de olaya bakış açım artık değişmişti. O hiç farkında olmasa da beni onunla oynamaya ikna ederek bu aydınlanmayı yaşamama vesile olduğu için komşumun oğluna halen minnet borçluyum....